BLOG

Ücretsiz İçerik - Bilgilendirici Yazılarımız

PSİKOLOG KİMDİR?

İnsanın kendini anlama çabası eski yunan çağına kadar uzanmaktadır. Başlarda felsefenin içinde yer alan bir düşünce sanatı olarak ortaya çıkan psikoloji, 1879’da ilk kez Wilhelm Wundt’un psikoloji laboratuvarını kurması ile deneysel bir çalışma alanı bulmuş ve felsefeden ayrılmıştır. O zamandan itibaren Psikoloji: Deney ve gözleme dayanan, davranışları inceleyen bir bilim dalı olmuştur ve evrensel geçerliliğe sahiptir. Günümüzde birçok üniversitenin Fen Edebiyat Fakültelerinde Psikoloji eğitimi verilmektedir. Psikoloji lisans bölümünü tamamlayan kişilere “Psikolog” denir.

Türkiye’de Psikolojinin ilk adımlarını Osmanlı döneminde ve erken Cumhuriyet döneminde görmekteyiz. Osmanlı döneminde kurulan Darülfünunlara Georg Anschütz’ün katılması ve 1915’te psikoloji kürsüsünün kurulması ile başlamıştır (Karagöz, 2012). Bu gelişme ile deneysel psikolojinin önünü açılmış ve alanda çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. 1937 yılından itibaren W. Peters ve M. Turhan’ın öncülüğünde psikoloji laboratuvarı ve psikoloji kütüphanesinin kurulması ile bu serüven günümüze kadar devam etmiştir (Kılıç, 2015).

Psikolog Kimdir, Ne İş Yapar?

Psikoloji bir bilim dalı olduğu için lisans eğitimi ağırlıklı olarak kuramlar, beynin işleyişi ve psikolojinin alt-alanları üzerine kapsayıcı bilgileri içermektedir. Psikolog aldığı eğitimler ışığında var olan problemlerin nedenlerini anlamaya çalışan ve buna yönelik etkin çözüm üreten kişidir.  Psikologlar lisans eğitimlerinde psikofarmakoloji dersi görseler bile ilaç yazma yetkinlikleri yoktur. İlaç reçetelerini yalnızca hekimler düzenleyebilir. 4 yıllık lisans eğitimini bitiren psikologlar uzmanlaşmak istediği alt alanları seçer ve bu alanda yüksek lisans yaparak uzmanlık edinirler. İlgili uzman psikolojinin hangi alt-alanında uzmanlaştıysa ona yönelik eğitimler alır ve iş tanımı ona göre yapılmaktadır.

Terapist olan psikologların lisans eğitiminin dışında dışarıdan tamamladığı eğitimler sonucunda her terapistin terapi yaklaşımı farklılık gösterebilir. Bu yaklaşımları özetlemek gerekirse: İşlevsel Yaklaşım, Davranışsal Yaklaşım, Gestalt Yaklaşımı, Yapısalcı Yaklaşım, Hümanist Yaklaşım, Bilişsel Yaklaşım, Nörobiyolojik Yaklaşım ve Psikoanalitik Yaklaşımdır. Bu yaklaşımlardan herhangi birini benimseyen terapistin seans içerisindeki duruşu ve seansı ilerletme tarzı birbirinden farklılık gösterebilmektedir. Karagöz (2012), tarafından yapılan bir çalışmada psikoterapi alanında hizmet veren birçok uzmanın yetkinlik anlamında yetersiz olduğu bulgulamıştır. Bu nedenle hizmet aldığınız kişinin lisans diploması ve ek eğitimlerini hangi akredite kuruluşlardan alındığı büyük önem arz etmektedir.

İlgili bölümlerden mezun olan psikologlar hastanelerde, kliniklerde, danışmanlık merkezlerinde, çeşitli bakanlıklarda, anaokulları veya kreşlerde, adli tıpta, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde, TSK’da, huzurevlerinde ve çeşitli derneklerde, okullarda, araştırma ve geliştirme merkezlerinde, şirketlerin ilgili alanlarında ve hapishanelerde görev alabilirler.

 

Psikolojinin Alt-Alanları

Psikoloji biliminin birden fazla alt-alanı vardır. Bu alt-alanlar 2 ana başlık altında toplanabilir. Bunlar: A. Temel Bilim Alt-alanları ve B. Uygulamalı Bilim Alt-alanlarıdır.

A. Temel Bilim Alt-alanları:

Psikometrik Psikoloji, Kişilik Psikolojisi, Deneysel Psikoloji, Gelişim Psikolojisi, Sosyal Psikoloji ve Bilişsel Psikolojidir.

B. Uygulamalı Bilim Alt-alanları:

Endüstri ve Örgüt Psikolojisi, Rehberlik ve Danışmanlık Psikolojisi, Klinik Psikoloji, Spor ve Egzersiz Psikolojisi, Sağlık Psikolojisi, Adli Psikoloji, Trafik Psikolojisi, Din Psikolojisi, Çevre Psikolojisi, Okul ve Eğitim Psikolojisi, Fizyolojik Psikoloji ve Nöropsikoloji dir.

Bu alanların her biri insan ile ilişkili farklı boyutları ele aldığı için çalışma alanları da birbirinden farklılık göstermektedir.

Psikometrik Psikoloji:

Psikometri alanı James McKeen Cattell’ın çalışmalarını ilerletmesiyle başlamıştır. Psikometri alanı davranışları matematiksel yollarla açıklayan bir alandır. Bu sayede diğer alanlarda da kullanılması için uygun araç ve yöntemlerin geliştirilmesini sağlar. Psikometri alanında yüksek lisans veya doktora yapan psikologlar “Uzman” unvanını kullanabilirler.

Kişilik Psikolojisi:

Bu alanda ilk ve en kapsamlı çalışma Sigmund Freud tarafından yapılmıştır. Ardından onun kuramına gelen eleştirilerle farklı kişilik kuramları ortaya çıkmıştır. Kişilik psikolojisi bireyin kendi iç dünyası ile ilgilenir. Bireyin duygu, düşünce ve davranışlarının sebepleri ve nedenleri ile ilgilenir. Kişilik Psikolojisi alanında aktif yüksek lisans eğitimi veren üniversite şu an bulunmamakla beraber “kişilik kuramları” psikoloji alanında eğitim veren her üniversitenin zorunlu dersler müfredatında yer almaktadır.

Deneysel Psikoloji:

Deneysel Psikolojinin öncüsü psikolojinin ana bilim dalı olarak kabul görmesini sağlayan Almanyalı Doktor Wilhelm Maximilian Wundt olarak bilinir.  Bireyin zihinsel süreçlerini gözlenebilir ve ölçülebilir yollarla ele alan bir alandır ve davranışı psikolojik yollarla açıklar. Üniversitelerin Deneysel Psikoloji yüksek lisans programını bitiren veya doktorasını tamamlayan kişiler ise “Uzman” ve “Deneysel Psikolog” unvanlarını kullanabilir.

Gelişim Psikolojisi:

Bu kavram Jean Piaget’in Piaget teorisi ile ortaya çıkmıştır. Piaget her insanın bazı gelişimsel evrelerden geçtiğini savunur. Gelişim Psikolojisi de bireyin hangi yaşlarda nasıl gelişimsel ilerleme gösterdiğini yakından inceleyen alt-alandır. Gelişim Psikolojisi yüksek lisans eğitimini veya doktora eğitimini bitiren kişiler “Uzman” ve “Gelişim Psikoloğu” unvanlarını kullanabilirler.

Sosyal Psikoloji:

Sosyal Psikolojinin öncüsü Floyd Hennry Alport olarak kabul edilmektedir. Toplum ve bireyler arası etkileşim, toplumsal normlara verilen tepkiler, göç ve kitle hareketleri etkileri vb. Birçok konuda çalışma yapan alt-alandır. Sosyal Psikoloji alanında eğitim gören psikologlar yüksek lisans veya doktora eğitimini tamamladıktan sonra “Uzman” unvanını ve “Sosyal Psikolog” unvanını kullanabilirler.

Bilişsel Psikoloji:

Bilişsel Psikolojinin öncüsü kabul edilen kişi George Millerdir. Bu alan kişilerin süreçlerini sadece davranış boyutunda incelemekten çıkarmış, zihinsel süreçleri de çeşitli beyin görüntüleme cihazları ve testlerle ölçüp yordamaya başlamıştır. Bilişsel Psikoloji alanında yüksek lisans veya doktora eğitimini tamamlayan kişiler “Uzman” ve “Bilişsel Psikolog” unvanlarını kullanabilirler.

Endüstri ve Örgüt Psikolojisi:

Bu alanın öncüsü olarak kabul edilen kişiler Psikolog James McKeen Cattell ve Mühendis Frederick Taylor dır. Bu alanın amacı bir kurumun başarısı ve çalışanların performansını arttırmak, mutlu ofis, yüksek motivasyon ve iş güvenliğini geliştirmede kullanılır. Endüstri ve Örgüt Psikolojisinde yüksek lisans veya doktora eğitimini bitiren kişiler “Uzman” ve “Örgüt Psikoloğu” unvanlarını kullanabilirler.

Rehberlik ve Danışmanlık Psikolojisi:

Bu alanın kurucu ismi Frank Parsons dur. Anormal psikolojinin içinde yer almayan fakat uyum sorunları veya beceri eksiklikleri yaşayan bireyler için koruyucu ruh sağlığı hizmeti veren bir alandır. Rehberlik ve Danışmanlık Psikolojisi alanında yüksek lisans veya doktora yapan kişiler “Uzman” unvanı alabilirler.

Klinik Psikoloji:

Klinik Psikolojinin öncüsü Lightner Witmer olarak kabul edilir. Bireyin yaşamında sorun haline gelen konularla çalışır. Bu sorunları psikoterapi yöntemleri ve testleri ile ele alır. Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans veya doktora yapan kişiler “Uzman” ve “Klinik Psikolog” unvanlarını kullanabilirler.

Spor ve Egzersiz Psikolojisi:

Bu alanda yapılan ilk çalışma Norman Triplett tarafından yapılmıştır. Alanın amacı sporla ilgilenen kişilerin duygu durumlarının performanslarına olan etkilerini inceler. Bu alanda yüksek lisans veya doktora yapan kişiler “Uzman” ve “Spor Psikoloğu” unvanlarını kullanabilirler.

Sağlık Psikolojisi:

Bu alanın amacı hastalık öncesinde bireyin iyi hissetme halinin koruması, nasıl hasta olmadan kalındığını ve yaşanan rahatsızlıklara nasıl geri dönüt verdiğini inceleyen alandır. Üniversitelerin Sağlık Psikolojisi alanında yüksek lisans veya doktora yapan kişiler “Uzman” ve “Sağlık Psikoloğu” unvanlarını kullanabilirler.

Adli Psikoloji:

Bu alana ilk katkısını sunan kişi Von Schrenk Nortzing olarak tanımlanmaktadır. Bu alanın farklı amaçları bulunmaktadır. Sanıkların yanıltıcı ifade vermelerinin veya hastalık rolü yapmalarının önünün kesilmesi ve erken dönemde suça karışan çocukların toplum içine yeniden kazandırılmasını hedefler. Bu alanda yüksek lisans veya doktora yapan kişiler “Uzman” ve “Adli Psikolog” unvanlarını kullanabilirler.

Trafik Psikolojisi:

Bu alanın amacı trafikte yaşanabilecek sorunlar en aza indirmek, sürücünün davranışlarını incelemek ve çeldiricilerin kontrolünü sağlamaktır. Trafik Psikolojisi alanında yüksek lisans veya doktora programını tamamlayan kişiler “Uzman” ve “Trafik Psikoloğu” unvanlarını alabilirler.

Din Psikolojisi:

Bu alandan ilk bahseden ve kitap yazan kişi William Jamesdir. Dinin birey için önemini, koruyucu ve yıkıcı etkilerini inceler. Din ile ilgili olan düşünce ve davranışlar bu alanın çalışma konusudur. İlgili bölümde yüksek lisans veya doktora programını tamamlayan kişiler “Uzman” ve “Din Psikoloğu” unvanlarını alabilirler.

Çevre Psikolojisi:

Bu alanında iki önemli ismi vardır. Bunlardan birincisi, Kurt Lewin ve Egon Brunswikdir. Alanda yapılan çalışmalar daha pozitif bir çevre algısı oluşturmak, çevre ve insan arasındaki ilişki üzerine çalışmalar yapmaktır. Bu alanda yüksek lisans veya doktora eğitimini tamamlayan kişiler “Uzman” ve “Çevre Psikoloğu” unvanlarını alabilirler.

Okul ve Eğitim Psikolojisi:

Bu alanın kurucu ismi Alfred Binet olarak kabul edilir. Aynı zamanda Binet ilk zeka testini geliştiren kişidirde. Eğitim süreçlerinde gençlerin yaşadığı problemleri test etmek ve çözmek üzerine kurulmuş olan bir alandır. Okul ve Eğitim Psikolojisi alanında yüksek lisans veya doktora programını tamamlayan kişiler “Uzman” unvanlarını alabilirler.

Fizyolojik Psikoloji:

Bu alanın öncü ismi psikolojinin bilim olarak kabul edilmesinde adıp atıp ilk laboratuvarı açan Wilhelm Maximilian Wundtdur. Sinirsel algıların, nörotransimitterlerin ve beyin aktivasyonlarının davranış üzerindeki etkisini inceleyen alt-alandır. Bu alanda yüksek lisans veya doktorasını bitiren kişiler “Uzman” ve “Fizyoloji Psikoğu” unvanlarını kullanabilirler.

Nöropsikoloji:

Bu alanda yapılan ilk çalışmalar Kolb ve Whishaw’ın kitap çıkarmasıyla başladı. Türkiye’de ise nöropsikoloji Öget Öktem Tanör’ün Nöropsikoloji Laboratuvarı açması ile başlamıştır. Beynin doğru alanlarına müdahale edildiğinde davranışta olan değişiklikleri gözlemleyen alandır. Bu alanda yüksek lisans veya doktora çalışmalarını bitiren kişiler “Uzman” ve “Nöropsikolog” unvanlarını kullanabilirler.

 

Psikiyatrist Kimdir, Ne İş Yapar

Psikiyatrinin temeli ise ilk çağlara kadar dayanmaktadır. Bu dönemde var olan hastalıkların tedavisinde büyücüler ve şamanlar çeşitli yöntemler kullanmışlardır. Orta çağda ise ruhsal bozuklukları olan bireyler büyücü olarak atfedilmiş ve çeşitli işkencelere maruz bırakılmışlardır. Bu dönemde Osmanlı Tıbbında ruhsal bozukluklar için şifahaneler açılmış olsa da çağdaş psikiyatri eğitimi ilk olarak 1927’de Raşit Tahsin ile başlamıştır ve hala devam etmektedir. Psikiyatri bir tıp dalıdır. Üniversitelerin 6 yıllık Tıp bölümünden mezun olan kişilere “Doktor” denir. Bu bölümü bitirdikten sonra 4 yıl süren psikiyatri alanında uzmanlık alan kişilere de “Psikiyatr” denir.

Tıp dalları 3 temelde ele alınır. Bunlar; Temel Tıp Bilimleri, Klinik Tıp Bilimleri ve Cerrahi Tıp Bilimleridir. Psikiyatri ise Klinik Tıp bilimleri içerisinde yer almaktadır. Psikiyatri alanında uzmanlık eğitimi gören doktorlar kuramsal eğitim ve beceri eğitimleri alırlar. Bu eğitimlerini tamamlayan Psikiyatrlar ruh sağlığı hastalıklarının tanısını koyar ve tedavi sürecini üstlenir. Bu süreçte doğrudan bedene yönelik ilaç ve EKT (elektroşok tedavisi) veya iligili eğitimleri alan hekimler ruha yönelik psikoterapiler de yapabilmektedir.

 

Gerekli eğitimlerini tamamlayan psikiyatrlar hastanelerde, kliniklerde, özel muayenehanelerde, özel bakım evlerinde, üniversite tıp merkezlerinde, mahkemeler, hapishaneler, hükümete bağlı kuruluşlar, acil servisler ve rehabilitasyon merkezlerinde görev almaktadır.

 

Psikolojik Danışman Kimdir Ne İş Yapar

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünün ortaya çıkışı ise 1895 yılında Amerika’da meslekler hakkında rehberlik etmesi ve iş imkanları sunması amacıyla Frank Parsons tarafından ilk kez kariyer danışmanlığı bürosunun kurulmasıyla başlamıştır. Daha sonrasında  1950 senesinde Türk Eğitim sistemine girmeye başlamıştır ve şu an birçok üniversitenin Eğitim Bilimleri Fakültesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü yer almaktadır. Bu bölümlerden mezun olan kişilere “Psikolojik Danışman” denir.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümü eğitim bilimleri fakültesinde yer aldığı için psikoloji derslerine ek olarak eğitim bilimleri dersleri de alırlar ve uygulama ağırlıklı eğitim görmektedirler. 4 Yıllık lisans eğitimini tamamlayan psikolojik danışmanlar önleyici ruh sağlığı hizmeti vermektedirler ve yine Psikolojinin alt-alanlarında veya Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında yüksek lisans eğitimlerini tamamlayabilir ve ilgili unvanları alabilirler.

Bu bölümden mezun olan Psikolojik Danışmanlar özel danışmanlık merkezlerinde, okullarda, çeşitli bakanlıklarda, TSK’da, özel şirketlerin insan kaynakları bölümünde, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde, emniyet ve genel müdürlük bünyesinde, sosyal hizmet kurumlarında, rehberlik ve araştırma merkezlerinde ve kliniklerde çalışabilirler.

 

Klinik Psikolog Kimdir Ne İş Yapar

Psikoloji veya Psikolojik Danışmanlık alanında 4 yıllık lisans eğitimini tamamlamış bireylerin Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans veya doktora yapması sonucunda “Klinik Psikolog” unvanı verilir. Psikoloji biliminin bu alt-alanı lisansta öğrenilen teorik bilginin yüksek lisansta pratikle harmanlanması sonucunda bir bütün oluşturur. Klinik psikologlar insanların duygu, düşünce ve davranışlarını ele alır ve bunlar arasındaki ilişkiyi inceler. Bu uzmanlar bireyin hayatındaki problemleri dinleyen, anlamlandıran ve çözüm yollarının bulunması için seanslar planlayan kişilerdir. Planlanan seanslarda uzman kişinin terapi ekolü neyse seans süreleri ve sıklıkları ona göre ayarlanır. Tabii bu süreci yürütürken en önemli ilke kişinin psikolojik iyi olma halinin korunması ve bireysel hak ve özgürlüklerine saygı duyularak çalışmaların devam etmesidir (Ortunç 2012).

Çalışma alanları anormal psikolojinin içinde yer bozukluklar olabileceği gibi beceri eksiklikleri veya uyum sorunlarıyla da çalışılmaktadır. Bu konular üzerinde çalışırken uzman, bireysel deneyimlerinden, gözlemlerinden, psikometri testlerinden ve sözel beyanlardan faydalanırlar. Bunların doğrultusunda oluşturulacak olan yolda sorun yaşayan kişiye belli bir dönem yol arkadaşlığı eder ve problem her ne ise daha etkin çözümler üretebilmesini sağlar. Önemli olan kişinin bireysel anlamda kendi kendine yetebilecek duruma gelmesini sağlamaktır. Bunun sağlanabilmesi için hem ilaç tedavileri hem de psikoterapiler tercih edilebilir. Yapılan araştırmalar psikoterapilerinde ilaçlar kadar etkin olduğunu ispat etmiştir (Şahin, 2006). Bu durumda kişinin hangi yolu tercih edeceği bir uzman eşliğinde değerlendirilmelidir. Bazen her iki yöntem beraber de kullanılmaktadır.

 

En İyi Psikolog Seçimi Nasıl Yapılır

Seçimlerinizi yaparken öncelikli olarak dikkat etmeniz gereken belli başlı konular vardır. Bunlardan ilki destek aldığınız uzmanın lisans eğitimidir. Ruh sağlığı alanında çalışan meslekler: Psikiyatrlar, Psikologlar ve Psikolojik Danışmanlardır. Bu üç meslek grubunun içinde yer alan bireylerin lisans diplomaları onlara unvanlar ve belirli haklar verse psikolojinin sürekli ilerleyen bir bilim dalı olduğu unutulmamalıdır. Bu alan sürekli ilerlediği için uzman kişinin güncel yayınları ve eğitimleri aktif bir biçimde takip ediyor olması beklenir. Üstelik lisans bölümünü veya yüksek lisans bölümünü bitiren uzmanların çalışma alanlarına uygun test eğitimlerini ve çeşitli teknik eğitimlerini tamamlamış olması beklenir. Bütün eğitimleri almış her alanda çalışan, her konuda uzman olduğunu iddia eden kişilere dikkat etmeniz önerilir. Tıpkı bir öğretmenin hem matematik hem felsefe hem fizik öğretmeni olamayacağı gibi ruh sağlığı alanında çalışan bir uzman da her branşta uzmanlaşmış olamaz.

Uzmanın Çocuk-Ergen Terapisi, Çift Terapisi, Bireysel Terapi, Aile Terapisi, Cinsel Terapi ve Grup Terapilerinin herhangi birinde uzmanlaşmış olması beklenir. Çünkü her bir alan için alınan eğitimler, psikometrik testler, ve tekniklerin uygulama biçimleri birbirinden farklılık göstermektedir. Tabii bununla beraber o kişiyle kurduğunuz güven ilişkisi de çok önemlidir. Terapist seçimlerinde o kişinin eğitimleri kadar onunla kurduğunuz ilişki büyük önem arz eder. Belki hayatınızın en özel bölümlerini veya en zorlayıcı anlarını aktaracağınız kişinin size güven vermesi ve rahat hissettirmesi terapötik ilişki açısından çok önemlidir. Kimse hırçın bir denize altında bir tahta parçasıyla çıkmak istemez, bineceğiniz gemiyi iyi seçmelisiniz.

 

Hangi Hastanelerde Psikolog Bulabilirsiniz

Herhangi bir devlet hastanesinden, özel hastanelerden, üniversitelerin araştırma hastanelerinden, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinden psikolojik destek veya ilaç desteği alabilirsiniz. Başvurduğunuz hastanelerde psikologlar ve pskiyatrlar görev almaktadır. Devlet hastanelerinde önce psikiyatrdan randevu alınır ve doktor uygun görürse sizi hastane psikoloğuna yönlendirecektir. Devlet hastanelerinden alınan randevularda yoğunluk olması sebebiyle görüşme tarihleri arasına uzun zaman girmektedir ve özel merkezlere göre seans süreleri görece daha kısadır. Özel hastanelerde ise durum daha farklıdır. Direkt hastane psikoloğundan veya psikiyatrından randevu alabilir ve sürecinizi başlatabilirsiniz. Ortalama seans süreleri 45-50 dk arasında değişiklik göstermektedir. Seans sıklığını ise uzmanınızla beraber karar verebilirsiniz. Eğer sizde Ankara, Konya, Antalya veya İzmir illerinden birinde bu yazımızı okuyorsanız Optimum Psikoloji ve Danışmanlık Merkezi olarak sizlere hizmet vermekten büyük mutluluk duyarız.

 

Hangi Sorunlarda Destek Alınmalı

İhtiyaç duyduğumuz her an bir uzmandan randevu alabilir ve görüşme sağlayabilirsiniz. Psikolojik destek almanın yeri ve zamanı olmaz. Eğer bireyler buna ihtiyaç duyuyorsa tam olarak sorunun ne olduğunu anlamasalar bile bir uzmanla bu keşif sürecini başlatabilirler. Çünkü bedenimize baktığımız gibi ruhumuzun da ihtiyaçlarını karşılamak büyük önem arz etmektedir. Özellikle gündelik hayatınızda her zaman yaptığınız şeyleri yapmakta güçlük yaşıyorsanız, temel ihtiyaçlarınızı karşılamakta zorlanıyorsanız mutlaka bir uzmana danışmalısınız. Herhangi bir uzmanla görüştüğünüz zaman eğer bu kişi bir hekimse ve psikoterapi yapmıyorsa sizi bir terapiste yönlendirecektir veya bir terapiste gittiniz ama ilaç kullanmanız gereken bir durum söz konusu ise terapist sizi bir hekime mutlaka yönlendirecektir. Burada önemli olan o ilk adımı atabilmektir.

 

Çocuklar için destek alınabilecek başlıca durumlar:

  • Yol gösterecek birine ihtiyaç duyduğunuz, gevşemek istediğiniz her durumda
  • Ebeveyn veya ebeveyn adayı olan aileler için etkili ebeveynlik üzerine psikolojik destek alınabilir.
  • Doğum anı veya hamilelik süreci stresli geçen anne adaylarının hem kendileri hem de çocukta oluşabilecek doğum travmaları üzerine destek alınabilir.
  • Tuvalet eğitim süreçleri; çiş tutmak/altına yapmak, kaka tutmak/altına yapmak, bezi bırakmakta güçlük vb.
  • Okula hazırlık dönemi; bakım verenden ayrılmada güçlük, okul korkusu, akran zorbalığı vb.,
  • Evlat edinme, kardeş kıskançlığı, boşanma ve ikinci kez evlilik gibi süreçler için destek alınabilir.
  • Bağlanma, kendine güven ve sosyal beceri üzerine destek alınabilir.
  • Akran zorbalığı, problem çözme becerilerinde güçlük olan durumlarda yardım alınabilir.
  • Kariyer ve meslek danışmanlığı üzerine destek alınabilir.
  • Doğal afetler, bir yakının kaybı, terör vb. travmatik durumlar için destek alınabilir.
  • Sınav hazırlık süreçlerinde hem performans arttırmak hem de kaygı kontrolü sağlamak için
  • Performans geliştirme ve dikkat geliştirmek için destek alınabilir.
  • Fiziksel veya duygusal istismar ve ihmal durumlarında destek alınabilir.
  • Stres durumları, duygu durum bozuklukları, özgül fobiler, kaygı bozuklukları, çeşitli bağımlılıklar, davranım bozuklukları, yeme bozuklukları ve kişilik bozukluklarında yardım alınabilir.

Çift ve Cinsel konularda destek alınabilecek başlıca konular

  • Yol gösterecek birine ihtiyaç duyduğunuz, gevşemek istediğiniz her durumda
  • Çiftler arasında şiddetli geçimsizlik veya uyum sorunları olduğu durumlarda
  • Vajinismus şüphesi olduğunda
  • Erken boşalma durumlarında
  • Sertleşme bozukluklarında
  • Disparoni (kadında ağrılı cinsel birleşme) durumunda yardım alabilirsiniz.
  • Cinsel isteksizlik durumlarında destek alınmalıdır.
  • Kadın ve erkekte orgazm bozukluğu olduğunda
  • Çiftler arasında şiddet görüldüğü zamanlarda
  • Mastürbasyon ve porno bağımlılığı durumlarda
  • Cinsel ilişki bağımlılığı vb. durumlarda yardım alabilirsiniz. Bununla beraber daha güzel bir cinsel birliktelik ve ilişki içinde destek alabilirsiniz.

Bireysel konularda destek alınabilecek başlıca durumlar:

  • Yol gösterecek birine ihtiyaç duyduğunuz, gevşemek istediğiniz her durumda
  • Beklenmeyen veya beklenen ilişki bitimlerinin ardından
  • Kronik mutsuzluk hali ve hayattan keyif almakta zorluk, uyku problemleri ve iştah problemleri yaşıyorsanız
  • İş performansınızı veya ofis performansınızı arttırmak istediğiniz durumlarda
  • Gelecek hakkında fazla endişeniz varsa ve bu sizi gündelik hayatta zorluyorsa
  • Biyolojik ve fiziksel temeli olmayan somatik şikayetleriniz oluyorsa, kendinizi sıklıkla ciddi bir hastalığa yakalanmış gibi hissediyor veya düşünüyorsanız
  • Yoğun strese maruz kaldığınız durumlarda
  • İkili ilişkilerde veya sorun çözmek ve süreci yönetmek konusunda zorlanmalar yaşadığınızda
  • Yas, doğal afet, savaş vb. travmatik hayat olayları deneyimlediğinizde
  • Öfke kontrolünde güçlük yaşanan ve öfke patlamaları olan durumlarda
  • Çocukluk ve geçmiş dönem yaşam olaylarının hala bugününüzü etkilediğini düşündüğünüz durumlarda
  • Performans sergilerken zorluk yaşadığınızda, topluluk içinde konuşmak sizin için çok zorsa, sesim çıkmıyor veya çok stresli oluyorum, elim ayağım soğuyor veya birbirine dolanıyor diyorsanız yardım alabilirsiniz
  • Bedeninizi beğenmiyor ve aşırı egzersizler yaparak ve az beslenerek forma girmeye çalışıyorsanız veya zamansız gelen tıkınırcasına yeme dürtüleriniz oluyorsa ve yedikten sonra pişman olup kusuyorsanız bir uzmanla görüşebilirsiniz.
  • Dönem dönem değişen duygu durum döngüleriniz sık oluyorsa. Örneğin uzun bir süre evden çıkmakta zorlanırken senenin kalan diğer kısmında kendinizi sosyal aktivitelerden çekip eve sokmakta zorlandığınız durumlarda vb. durumlarda bir uzmanla görüşmekte fayda vardır.

 

Psikolog Ücretleri

Avrupa’da birçok ülkede “Psikoterapi Kanunu” olduğu için bu ülkelerde kişiler “Psikoterapist” unvanını hak etmek için devletin belirlediği süreçlerden geçer ve sürecin sonunda kendi yerini açabilirler. Ardından ruh sağlığı hizmeti devlet tarafından üstlenildiği için terapist ve danışan arasında herhangi bir ücret alışveriş durumu olmaz. Herkes ihtiyaç duyduğu her anda psikoterapistlere başvurur ve ihtiyacı olan hizmeti alır. Fakat Türkiye’de bununla ilgili yasal düzenlemelerde eksiklikler vardır. Bu eksikliklerden dolayı ruh sağlığı hizmeti özelleşmiştir ve ücrete tabidir.  Devlete bağlı hastaneler bu hizmet ücretsiz olmakla beraber devlet hastanesinde var olan psikolog sayılarının yetersiz olması sebebi ile randevu almakta yaşanan güçlük, iyileşme yolculuğuna zarar verebilir ve yolu uzatabilir. Ayda bir spor salonuna gitmekle haftada iki spor salonuna gitmek arasında fark olacağı gibi düzenli psikoterapi hizmetini sık almakla, düzensiz ve uzun zaman aralıklarında almakta bireyi etkileyecek faktörlerden biridir.

Özel kurumların seans ücretleri ve görüşme sıklıkları ise terapi yapan uzmana, uzmanın çalışma tekniğine, çalıştığı konunun ağırlığına ve hatta şehire göre değişiklik göstermektedir. Semtten semte terapi ücretlerinde değişiklikler yaşanabilir dersek yanılmış olmaz. Ortalama bir rakam söylemek istersek, terapi ücretlerinin 2022 senesinde 450-1500 arasında değişiklik gösterdiğini ifade edebiliriz.

 

 

KAYNAKÇA

  • Karagöz, L. (2012). Teori ya da Realite: Hâkim Terapi Kuram ve Uygulamaları Karşısında Konumlanış ve Arayışlar. İnsan & Toplum,3 (2012): 93-117.
  • Kılıç, R. (2015). Türkiye’de Modern Psikolojinin Tarihi: ‘İlm-i Ahvâl-i Ruh ‘İlmü’n-Nefs/Ruhiyyat. Kebikeç Dergisi, 40 (2015): 21-36.
  • Ortunç, F. (2012). Psikologlar İçin Etik Kurallar. Doğu Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Rehberlik ve Araştırma Merkezi DAÜ-PDRAM, 17 (2012): 12-33.
  • Şahin, N., H. (2006). Türkiye’de Klinik Psikoloji: Varolan Durum, Sorunlar, Geleceğe Yönelik Öngörüler ve Öneriler. Türk Psikoloji Bülteni, 12,39, (2006):31.

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

PSİKOLOG KİMDİR?

İnsanın kendini anlama çabası eski yunan çağına kadar uzanmaktadır. Başlarda felsefenin içinde yer alan bir düşünce …

PSİKOLOG – PEDAGOG ÜCRETLERİ 2022-2023

Hayatımız boyunca pek çok problemle karşılaşıyoruz. Bazende bir problem olmadan nedensiz bir şekilde öfkeli, depresif …

ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE ALINAN PEDAGOG DESTEĞİNİN POZİTİF ETKİLERİ

Dünya Sağlık Örgütü sağlığı şöyle tanımlamıştır: “Sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı …