BLOG

Ücretsiz İçerik - Bilgilendirici Yazılarımız

ERKEN BOŞALMA SORUNU KADER DEĞİLDİR

Cinsel arzuları normal olan erkeğin isteğinden önce boşalmasına veya boşalmanın penisin vajinaya girmesinden 3.5-4 dakikadan daha kısa bir sürede olmasına Erken Boşalma yani Premature Ejaculation denir. Erken boşalma sorunu kader değildir, tıpkı diğer cinsel sorunlar gibi destek alındığında güzel sonuçlar alınabilen bir cinsel uyum problemidir.

Erken boşalan kişi genellikle “o an geldiğinde kendini tutamadığını” söyler. Bu nedenle erken boşalma gerçekte bir cinsel uyumsuzluktur. Çünkü cinsel ilişkide en önemli şey uyumdur. Kime veya neye göre erken boşaldığınız değişecektir. Kadınlar genellikle 10-15 dakikadan önce orgazm olamazlar. Normal ilişki süresi penis vajinada iken 5 dakika ve üstüdür. İdeali ise 5 ila 15 dakika arasıdır. Kişinin bu sorunla karşı karşıya kaldığını söyleyebilmek için cinsel olgunluk yaşında olması ve belirli bir sıklıkta cinsel ilişki yaşıyor olması gerekmektedir.

 

Erken Boşalmanın Görülme Sıklığı

Erken boşalma erkekte en sık görülen cinsel işlev bozukluğu olup, ülkemizde erkeklerin yüzde 70’i cinsel yaşamlarının bir döneminde erken boşalma sorunu yaşamaktadır. Bu erkeklerin erken boşalma sorunları, onların cinsel yaşamlarında kendilerini eksik ve mutsuz hissetmelerine yol açarken, bir yandan da özgüvenlerini kırar ve beraberindeki kişiliklerine yerleşen pek çok olumsuzluk getirir. DEVAMINI OKU

KARDEŞ KISKANÇLIĞI VE KARDEŞ REKABETİ İÇİN ANNE BABALARA ÖNERİLER

Kardeş sorunları, neredeyse her yüzyılda ve her ailede olmuştur. Aileler, kardeş sorunları karşısında ne yapacaklarını, ne tepki vereceklerini bilmek isterler. Çoğu aile, çocuklarına eşit davrandıklarını, onları eşit sevdiklerini söyler. Durum gerçekten böyle midir?

Ebeveynler çocuklarının sürekli kavga etmesinden, birbirlerine hakaret ettiklerinden, birbirlerine vurduklarından yakınırlar. Oysa bu kavgaların çocuklar üzerine faydaları da vardır. Kavgalar, çocukların daha dirençli, çevik ve hızlı, zeki, kararlı, başarılı ve kendi duygularını ifade edebiliyor olmalarını sağlıyor olabilir.

Kardeş sorunları genellikle, çocukların, ebeveynlerin ilgisi ve sevgisinin sadece kendi üzerinde olmasını istemesinden kaynaklanıyor. Anne babalar, çocuklara, temel bakım, yaşamda ihtiyaç duyacakları şeyler, birey olma hissi, değer görme arzusu dahil birçok şey sağlıyorlar. Başka birinin varlığı çocuğunuzun gözünde bu ihtiyaçların otomatik olarak daha az verilmesi olarak algılanabilir. Ve böylece çocuklar, en fazlasını almak için kardeşleriyle yarışa girerler. DEVAMINI OKU

PSİKOLOJİK SORUNLARIMIZIN EN ÖNEMLİ NEDENİ: TRAVMALAR

“Acı geçer ama acı çekmiş olduğumuz gerçeği hep bizimle kalır.” Leon Bloy

Pek çok insan hayatında travmatik bir olay geçirmiştir. Bu, bir çocuğun bisikletten düşmesi, araba kazası, sevdiğiniz birinin hayatını kaybetmesi, bir çatışma ya da savaşa katılmak, taciz ya da istismara uğramak olabilir. Bunların yanında önemsiz ya da normal karşıladığınız pek çok olay da farkında olmadan sizi travmatize etmiş olabilir.

Araştırmalara göre küçük ya da büyük herkes travma yaşar. Travmatik bir olay karşısında çeşitli tepkiler veririz. Bu tepkiler engellendiğinde ise tüm hayatımızı etkileyecek semptomlar gösteririz. Yaşadığınız psikolojik ya da fiziksel sorunların temelinde bu travmalar yatıyor olabilir. DEVAMINI OKU

GEÇMİŞ ÇOCUKLUK TRAVMALARINIZIN ÇOCUKLARINIZLA İLETİŞİMİNİZE ETKİSİ  

Çoğumuz çocuk sahibi olmak ister. Ama ebeveyn olmak her zaman mutluluk getirmeyebilir. Mutluluğun yanına umutsuzluk, kızgınlık, öfke, nefret gibi duygular eşlik edebilir. Bu yoğun duygularla birlikte ebeveynler kendilerini savunmasız ve çaresiz hissedebilirler. Ebeveyn olarak geçmişte çözemediğiniz her sorun çocuklarınızla aranızdaki iletişimi etkiler. Bastırdığınız duyguları açığa çıkarmalı ve çözmek için uğraşmalısınız. Her şey sizin ve çocuğunuz için.

 

EBEVEYN HALLERİ

Ebeveynler çocuklarına ellerinden geldiğince destek verirler. Her şekilde yanlarında olmaya, onları koruyup kollamaya, yaşamlarını sürdürebilmelerine, kendilerini geliştirebilmelerine ve onların iyi birer ebeveyn olmasını sağlamaya çalışırlar. Ama çoğu zaman bunları istediğiniz ve beklediğiniz şekilde gerçekleştiremeyebilirsiniz. DEVAMINI OKU

BEBEĞİNİZİ VE ONUN İHTİYAÇLARINI ANLAMANIN İPUÇLARI (0-2 YAŞ)

Her ebeveyn küçük ve savunmasız bebeği için en iyisini ister bu istekleri doğrultusunda adımlar atar. Şüphesiz her noktası iyilik ve sevgi odaklı olan ebeveyn davranışları bazen düşündüğümüz gibi ilerlemiyor.

Geleneksel olarak bilinenin aksine bebekler anne karnından itibaren oldukça duyarlı, hassas ve kırılgandır. Bu nedenle iyi niyet içeren tutumlarımız her zaman bebeğimiz için beklenen sonuca varmayabilir. Başlangıçta istekli ve kendilerinden emin olan ebeveynlere şaşırtıcı gelen bu beklenmedik sonuçlar öfke, üzüntü, yetersizlik, hayalkırıklığı gibi duygulara dönüşebilir. Burada aslında çocuk gelişimi, psikolojisi alanlarında bilgi eksikliği ya da yüzyıllardır uygulanan tutumlar gibi konulara değinmek anlamsız olacaktır.

Fark edilmesi mühim olan asıl mesele her bebeğin biricik ve özel olduğudur. Bu nedenle bebeğimizi anlamanın ve doğru davranışlar sergilememizin yolu iyi birer gözlemci olmaktan geçiyor. Bebekler ne istediklerinin farkındadırlar, yalnızca biz bu isteklerinin işaretlerini anlamakta zorluk çekeriz. DEVAMINI OKU

10 ADIMDA MUTLU BİR YAŞAMI KEŞFEDİN

Hayatımızın büyük bir bölümünü benzer olaylara benzer şekilde tepkiler vererek geçiririz. Değişmek şöyle dursun farklı düşünmek bile istemeyiz çoğu zaman. Belirli alışkanlıklar geliştirmişizdir ve bizlere bu alışkanlıklarla hayata devam etmek kolay gelir. Kendimizi belirli kalıplara sokarak kendi özgürlüğümüzü kısıtlıyor olabilir miyiz? Seçimlerimizde, kendi hayatımızı yönlendirirken ne kadar özgürüz?

Bu kısıtlı hayatımızı en iyi şekilde yaşamak için kendi egemenliğimizi ilan etmenin zamanı geldi de geçiyor bile. Oysa sadece düşünce sistemimizi değiştirerek hayatın iplerini ele almamız mümkün. Böylelikle duygularımızı kontrol edebilir, bizi kısıtlayan engellerden arınabilir ve hayatın tadını çıkarabiliriz. Bunun için bizi engelleyen, bizim ya da çevremizdeki insanların çizdiği sınırlara yakından bakmalı ve onları kaldırmalıyız.

DEVAMINI OKU

İLİŞKİLERİN DEPREMİ : ALDATMAK

Aldatmak kadın ve erkek arasındaki ilişkinin en can yakan noktasıdır. Aldatmak; aldatan ve aldatılan olmak üzere iki taraflı bir eylemdir. İlişkilerin temelini sarsan adeta bir deprem etkisi yaratıp, her şeyin yolunda gittiği bir ilişkiyi dahi bitiren aldatma eylemi aldatılan bireyin mağdur olduğu ve izlerini uzun yıllar taşıdığı bir durumdur.

Aldatma “partnerin onayı olmadan birincil ilişki dışında biri ile duygusal ve cinsel bir yakınlık paylaşmaktır. Herhangi bir yıl içinde evli çiftlerin birbirini aldatma oranı %2-4’tür.Bu oranların içinde erkeklerin %50, kadınların ise %26’sının eşlerini aldattığı görülmektedir. Önceki ilişkilerinde eşini aldatmış bireyin daha sonraki ilişkilerinde de aldatma olasılığı 3 kat arttığı araştırmalar sonucu kanıtlanmıştır.

DEVAMINI OKU

ÇOCUĞUM YEMEK YEMİYOR

Sevgili anneler, çocuğuma bir türlü yemek yediremiyorum, gün boyu ağzına tek bir lokma koymadı,saatlerce yemek vermesem umrunda değil,evde her yemek saati sorun çıkmasından bıktım diyorsanız bu yazı sizler için..

Bu konuda yalnız değilsiniz, sayısız evde her gün verilen yemek yeme savaşı var. Tatlı sözler söyleyerek, pohpohlayarak, nasihatlerde bulunarak, kaşıkla peşinden dolaşarak, hikaye anlatarak, resimli kitap gösterek yemek yedirmeye çalışan bir anne diğer tarafta da bu duruma boyun eğmeyi reddeden bir çocuk yer alıyor.

DEVAMINI OKU

ERKEN BOŞALMA SORUNU KADER DEĞİLDİR

Cinsel arzuları normal olan erkeğin isteğinden önce boşalmasına veya boşalmanın penisin vajinaya girmesinden 3.5-4 …

KARDEŞ KISKANÇLIĞI VE KARDEŞ REKABETİ İÇİN ANNE BABALARA ÖNERİLER

Kardeş sorunları, neredeyse her yüzyılda ve her ailede olmuştur. Aileler, kardeş sorunları karşısında ne yapacaklarını, …

PSİKOLOJİK SORUNLARIMIZIN EN ÖNEMLİ NEDENİ: TRAVMALAR

“Acı geçer ama acı çekmiş olduğumuz gerçeği hep bizimle kalır.” Leon Bloy Pek çok insan hayatında …