BLOG

Ücretsiz İçerik - Bilgilendirici Yazılarımız

İLİŞKİLERİN DEPREMİ : ALDATMAK

Aldatmak kadın ve erkek arasındaki ilişkinin en can yakan noktasıdır. Aldatmak; aldatan ve aldatılan olmak üzere iki taraflı bir eylemdir. İlişkilerin temelini sarsan adeta bir deprem etkisi yaratıp, her şeyin yolunda gittiği bir ilişkiyi dahi bitiren aldatma eylemi aldatılan bireyin mağdur olduğu ve izlerini uzun yıllar taşıdığı bir durumdur.

Aldatma “partnerin onayı olmadan birincil ilişki dışında biri ile duygusal ve cinsel bir yakınlık paylaşmaktır. Herhangi bir yıl içinde evli çiftlerin birbirini aldatma oranı %2-4’tür.Bu oranların içinde erkeklerin %50, kadınların ise %26’sının eşlerini aldattığı görülmektedir. Önceki ilişkilerinde eşini aldatmış bireyin daha sonraki ilişkilerinde de aldatma olasılığı 3 kat arttığı araştırmalar sonucu kanıtlanmıştır.

Evlilikte Aldatma/Aldatılma Evlilik sürecinde meydana gelebilecek temelde 2 travmatik olay söz konusudur. Bunlardan biri ölüm diğeri ise aldatma/aldatılmadır. Aldatılmanın sonuçları ilkinden daha tahrip edicidir. Çünkü bu ölüm gibi doğal bir oluşum değildir. Aldatılmayla ortaya çıkan depresyon ölüm nedeniyle oluşabilen depresyondan daha fazla hasar verir. Burada aldatılan bireyin durumu nasıl algıladığı, anlamlandırdığı büyük rol oynar. Aldatma/aldatılma 3 kişilik bir oyundur aslında. Bu dönemde aldatılan eşin rolü büyük önem kazanır.

Toplumda aldatma konusu yıllardır var olan bir durumdur. Fakat burada dikkat çeken durum şudur ki erkeğin aldatmasıyla kadının aldatması farklı bakış açılarıyla ele alınmıştır.

Erkeğin aldatmasına “elinin kiri, erkek adam yapar, her gün bal yiyen bal dan usanır “gibi akıl ve mantık çerçevesine sığmayan erkek hegemonyasına dayalı yanlış bir düşüncedir.

Aldatma hem kadın da hem erkek de aynı etki ve yıkıcı süreci doğurur. Birinde namus meselesi yapıp sonuçları cinayete kadar giden bir durum, diğerinde basitçe bir “erkektir yapar “ savunmasıyla geçiştirilemez.

 

Aldatma Ortaya Çıkınca Ne Olur?

Aldatma ilişkideki güven duygusunu son derece zedeler. Aldatılan kişi sadece bu ilişki yönünden değil, buna eşlik eden kandırmacalar ve yalanlardan dolayı da incinir. Güveni yeniden inşa etmek kolay değildir. Aldatan eşin basit bir özrü ve tekrar güvenilir biri olacağını söylemesi yeterli değildir. Güven iletişim ve deneyimler yoluyla yavaş yavaş oluşur.

Aldatan birey aldatma ortaya çıkınca kendini savunma yoluna gidebilir. Bu durumda; inkar etme, kendini haklı gösterme, partneri suçlama gibi davranışlarda bulunabilir.

Aldatan eş bu ilişkiyi yaşayarak sebep oldukları durum için sorumluluk almalıdır. Onların hareketleri güven yıkıcı ve eşlerinde sürekli tetikte olma durumu, şüphe duygusu yaratmaktadır.

Aldatma aslında her iki eş içinde travmatik bir olaydır. Her ikisi de acı veren duygular yaşar, ilişkiyi kaybetme korkusu duyar ve daha önce keyif aldıkları ve normal karşıladıkları güven ve kesinlik duygusunu büyük ölçüde kaybederler. Gizli bir kayıpta her birerinin evliliğin başlarında sahip olduğu hayal ve izlenimlerin kaybıdır. Herkes bir ilişkiye başladığında, eşinin neredeyse mükemmel biri olduğunu ve hayal gibi evlilikleri olacağını düşünür. Aldatma çirkin bir gerçeklikle bu düşünceyi paramparça eder.

Aldatılan eş artık istese de eskisi gibi olamayacak  her an kaygı ve depresif bir duygu durumuna girecek bu da bireyin bazı kişilik bozuklukları yaşamasına sebebiyet verecektir.

 

Aldatma Türleri

Aldatma mutlaka fiziksel olmayabilir, duygusal ve zihinsel aldatmak da ilişkiye zarar verir. Günümüz şartlarında birçok aldatma yolu izlenebilmektedir;

Birinin evine izinsiz girmeniz mümkün değilken bilgisayarda açılan bir pencereden rahatlıkla duygularının içine sızabilir ve zihinsel konuşmalarınızı mevcut ilişkinizi hiç riske atmadığınızı düşünerek karşı taraf izin verdiği ölçüde ilerletebilirsiniz. Karşınızdaki kişinin kişisel özelliklerini bilmeden öğrenmeden sırf bu gizliliğe kolay erişim bile sizi bu durum karşısında güvenilir hissetmenize neden olabilir.

Evliliğindeki mutsuzluk ve hak ettiği değeri göremediğini düşünmek zihnin sınırları kaldırarak hayal kurmasına ve ihtiyaç duyduğu duyguları başkalarıyla yaşamaya başlamasına neden olur. Fiziksel olarak gerçekleştirememiş olsa bile bulduğu bu kaynak onu duygusal olarak tatmin edecek en azından daha iyi hissetmesini kolaylaştıracaktır. Duygusal olarak aldatma durumunu kadınlar erkeklere göre daha çok tercih ederler.

Mükemmel bir cinsel ilişkiniz olsa bile farklılık veya daha fazla tatmin olma arzusu başka birlikteliklere göz kırpar. Elde etmek, hırs, özgürlük, özgüven gibi duygular bu yolla kendini gerçekleştirir. Yasak olması ise cazibesini daha da arttırır. Her gün elinin altında olandan ziyade kısıtlı anlarda görebileceği ve hissedebileceği daha yüksek bir tatmin duygusu verir. Erkekler bu tür ilişkilerinde duyguyu ön plana çıkarmadan cinsel ilişkiye girerken kadınlar cinsel ilişkiye girdiği kişiye bağlanmaya başlar.

Bunlara ek olarak flörtözlük dediğimiz aslında ortada tam olarak bişey olamayan fakat hoşlanma yoluyla hissedilebilecek davranışları kapsar. Somut bir durum olmadığından birçok kişi bunu bir aldatma olarak görmez.

 

Aldatma İlişkileri Nasıl Etkiler?

Öncelikle aldatılan taraf için bir yıkım sürecidir. Bu deprem sonucu ortaya kendine güveni kalmamış, hayal kırıklığına uğrayan, bundan sonrasında neler olacağını düşünme yetisini kaybetmiş bireyin enkazı kalmaktadır. Bunun bir sonucu olarak;

*Boşanma

*Acı, üzüntü, Utanç ve intikam gibi duyguların oluşumu

*Aile içi şiddet

*Kıskançlık ve sürekli sorgulama

*Çift kimliğinin kaybı

*İlişki içinde yeni bir hiyerarşi oluşması

*Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (HIV,HPV,HSV,VB.) gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır.

 

Aldatmanın Nedenleri

Burada özellikle belirtmemiz gereken durum bireyin evlilikten beklentisi ve bu beklentilerini ne denli karşılayabildiğidir. Bu bağlamda birey içinde bulunduğu duygusal karmaşadan çıkmanın yollarını arayacaktır. Temel olarak aldatmaya sebebiyet veren durumlar;

*Mutsuz evlilikler

*Başka birine aşık olma

*Sıra dışı cinsel istekler ve cinsel fanteziler

*Andrapoz ve menapoz

*Orta yaş bunalımı

*Monotonluk ve yeni bir heyecan arayışı

*İntikam alma ve kıskandırma arzusu

*Narsistik ihtiyaçlar

*Merak duygusu

*Şehvetin çekimine katılma

gibi belli başlı temel sebeplerden dolayı  aldatma durumu ortaya çıkmaktadır.

 

Aldatma İle İlgili Yanlış Bilinenler

Her şeyden önce aldatma bir kişilik zafiyetidir. Bu zafiyet çiftlerin hayatı boyunca taşıyacağı izleri de beraberinde getirir.Genel olarak aldatma ile ilgili birçok şeyi yanlış biliyoruz.Peki nedir bunlar ;

*Öteki kişi daha genç, yakışıklı ya da güzel

*Aldatma bir orta yaş krizidir

*Sadece erkekler aldatır

*Aldatma evliliği yıkar

*Aldatma fizikseldir

*Aldatma affedilemez

*Sadece aldatılan acı çeker

*Aldatma bir hastalıktır

Tüm bunlar toplumda yaygın olarak kullanılan yanlışlardır. Hiçbir durum aldatmayı meşrulaştırmayacağı gibi aldatmayı affedilemez olarak da görmek temel bir yanlıştır. Çiftlerin sakin kalması, konunun sükunetle anlaşılıp yorumlanması bu durumda yapılacak en sağlıklı davranıştır.

 

Aldatma Sorunu Aşılabilir Mi?

Aldatma insanlığın varoluşundan beri var olan ve insanlığın yok oluşuna dek var olacak olan psikolojik bir olgudur.

Pek çok çift aldatmayı “ilişkinin sonu” ya da “sonunun başlangıcı” olarak görür. Ancak aldatma nedeniyle terapiye gelen çiftlerin tamamına yakını ilişkilerine devam etmek istediklerinden “aldatma sorunun çözümü” için başvurmaktadır.

Aldatma sonrası yardım isteyen çiftler için aldatma “sonun başlangıcı” değil, “yeni ve daha güçlü bir ilişkinin başlangıcı” olabilir.

Kısacası bu duruma bir netlik getirmek gerekirse gerçekleşen durum aldatmanın kapsamına giriyorsa bu durum böyle devam etmelidir demek mümkün değildir. Özellikle ortada bir de çocuk varsa işin yıkıcı kısmı kendini çok daha net hissettirecektir.Yakın çevrenin etkisinden ve yapılan yorumların dışında kalıp doğru bir değerlendirme yapmak çok da kolay değildir.

Bu konuda çiftler yaşadıkları içsel karmaşayı çözmek ve ilişkilerini düzeltmek adına uzman kişilerden destek almalı ve sorununu profesyonel yardım alarak çözmelidir. Sorun yokmuş gibi davranmak, susmak veya kabullenmek bu tip problemlerin katlanarak büyümesine ve bir müddet sonra çözülemez bir hale gelmesine neden olabilmektedir.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ERKEN BOŞALMA SORUNU KADER DEĞİLDİR

Cinsel arzuları normal olan erkeğin isteğinden önce boşalmasına veya boşalmanın penisin vajinaya girmesinden 3.5-4 …

KARDEŞ KISKANÇLIĞI VE KARDEŞ REKABETİ İÇİN ANNE BABALARA ÖNERİLER

Kardeş sorunları, neredeyse her yüzyılda ve her ailede olmuştur. Aileler, kardeş sorunları karşısında ne yapacaklarını, …

PSİKOLOJİK SORUNLARIMIZIN EN ÖNEMLİ NEDENİ: TRAVMALAR

“Acı geçer ama acı çekmiş olduğumuz gerçeği hep bizimle kalır.” Leon Bloy Pek çok insan hayatında …